MULTİPL SKLEROZ VE D VİTAMİNİ

Önce D Vitaminini Tanıyalım

D vitamini başta kemikler olmak üzere vücudumuzun pek çok yerinde önemli görevleri olan bir vitamindir. Bilinen ilk etkileri kemiklerle ilgili olduğu için, uzun yıllar, D vitaminin yalnızca kemiklerle ilgili olduğu ve eksikliğinde yalnızca kemiklerle ilgili sorunların ortaya çıkacağı düşünülmüştür. Oysa D vitamini vücutta önemli görevleri olan yağda çözünen bir vitamindir:

  • Diyetle alınan kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilmesini sağlar.
  • Kemik erimesine yol açan bir hormon olan, paratiroid hormonun salgılanmasını önler.
  • Vücutta kalsiyum ve fosfor dengesini sağlar, kemik ve kasların sağlığı için gereklidir.
  • Bağışıklık sistemiyle ilgili çok önemli görevleri vardır.
  • Hipertansiyon, kalp hastalıkları, bazı kanser ve otoimmün hastalıklara karşı koruyucudur.

D vitamini eksikliği veya yetersizliği erişkinlerde Osteomalazi ve çocuklarda Raşitizm denilen kemik hastalığına neden olur.

D vitamini eksikliğini önlemek için yeterli güneş maruziyeti ve D vitamini içeren gıdaların tüketimi önemlidir. Tüm önlemlere karşın D vitamini eksikliği birçok ülkede, özellikle yaşlılarda önemli sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

 

D Vitaminin Kaynakları

1. D vitamini, güneş ışınları etkisiyle deride oluşur. Günlük D vitamini gereksinimi; kollar, bacaklar ve yüzün 15-20 dakika gün ışığına maruz kalmasıyla karşılanabilir. Gerekli güneş ışığı miktarı, kişini yaşı, deri rengi, maruziyet süresi ve varsa diğer tıbbi sorunlara göre değişir. D vitaminin deride yapımı, yaşla giderek azalır. Deri rengi koyu olan kişilerde, yeterli D vitamininin deride oluşması için, özellikle kış aylarında uzun süreli gün ışığına gereksinim vardır. Güneş koruyucular (faktör 20 ve fazlası) kullananlarda deride D vitamini oluşamaz.

 

 

 

2. D vitaminin diğer önemli kaynağı gıdalardır. Bazı gıdalarda D vitamini doğal olarak bulunur (yağlı balıklar, balık yağı, yumurta…). Tereyağ, süt, yulaf, tatlı patates, yumurta sarısı, sıvı yağlar, karaciğer, özellikle yağlı olan tuzlu su (deniz) balıklarından somon, sardunya ve ton balığında bulunur. Bitkilerden maydanoz, ısırgan otu, yoncada mevcuttur.

D Vitamini Eksikliğinin Nedenleri

D vitamini eksikliği başlıca 4 ana nedeni vardır:

  1. Yetersiz güneş maruziyeti ile birlikte gıdalarla yetersiz D vitamini alımı
  2. D vitamininin bağırsaklardan yetersiz emilimi
  3. Karaciğer veya böbrek hastalığı (D vitamininin etkin formuna dönüşememesi)
  4. Bazı ilaçlar

Son yıllarda D vitamini eksikliğiyle multipl skleroz gelişimi arasında güçlü bir bağ olduğuna ilişkin kanıtlar artmaktadır.

Yetersiz Güneş Işığı Maruziyeti

Güneşin D vitamini yapımında önemli role sahip olması oluşturabileceği riskleri göz ardı etmeyi gerektirmez. Bebek ve çocukların uzun süreli güneşe maruziyeti, deri kanseri riskini artırdığından önerilmez. Aynı şey özellikle açık ten rengine sahip yetişkinleri için de geçerlidir. Dolayısıyla bu grup yetersiz D vitamini alma riski ile karşı karşıyadır. Ayrıca; şişmanlar ve esmer kişiler de yetersiz güneş ışığı alan erişkinler gibi risk altındadır. Yaşlandıkça vücutta D vitamini oluşumu ve depoları azalır. Bu durum kış aylarında ve kuzey bölgelerinde yaşayanlarda daha belirgindir. Yaz aylarında ise, güneş koruyucuların kullanımı deride D vitamini oluşumunu engeller. Ekvatordan uzaklaştıkça güneşin D vitamini sentez gücü azalır. Örneğin Kanada’da D vitamini düzeyi özellikle kış aylarında çok düşük bulunmaktadır. Kanada aynı zamanda MS sıklığının en yüksek olduğu ülkeler arasındadır.

 

 

Yetersiz D vitamini alımı

 

Bebekler, çocuklar ve yaşlılarda sıklıkla görülür. Anne sütünde D vitamini çok azdır. Bu nedenle hazır mamaların bazıları D vitamini ile zenginleştirilmiştir. Yaşlılar, hastalıkları nedeniyle gıda kısıtlamaları olduğundan (Hipertansiyon, damar sertliği, kolesterol yüksekliği, vb) süt ve sütlü gıdalardan, yağlı balıklardan kaçınırlar. Ayrıca yaşlılarda gıda alımı normal olsa bile, barsaktan D vitamini emilimi azalmıştır.

 

Bazı hastalıklar, barsaklarda D vitamini emilimini engeller. Çölyak hastalığı, Crohn hastalığı ve kistik fibrozis bu hastalıklar arasında sayılabilir.

 

Mide veya barsakların bir kısmının çıkarıldığı veya aşırı şişmanlık tedavisinde uygulanan gastrik-bypass ameliyatları sonrasında da D vitamini eksikliği görülebilir.

Bazı ailesel hastalıklarda da, D vitamini eksikliği görülebilir.

Karaciğer ve Böbrek hastalıkları

Karaciğer ve böbrekte, deriye gelen güneş ışını ile oluşan veya gıdalar yoluyla aldığımız D vitaminini etkin hale dönüştüren maddeler (enzimler) bulunmaktadır. Kronik karaciğer veya kronik böbrek hastalığı olan kişilerde, bu maddeler yeterli miktarda bulunmadığından, D vitamini etkin hale dönüşememekte ve eksiklik tablosu oluşmaktadır.

İlaçlar

Kortikosteroidler (kortizon) kalsiyum emilimini ve D vitamini metabolizmasını bozar. Böylece hem D vitamini eksikliğinin tüm sonuçlarıyla karşılaşmamıza nedem olur hem de bunlardan biri olan osteoporoza yol açarak kemik ağrıları ve kırıklarının nedeni olabilir. Şişmanlık (Obezite) tedavisinde kullanılan orlistat ve kolesterol düşürücü ajan olarak kullanılan kolestiramin, D vitamininin barsaklardan emilimini engellerler. Epilepsi tedavisinde kullanılan fenobarbital ve fenitoin içeren ilaçlar D vitamininin karaciğerde etkin forma dönüşmesine engel olarak etkinliğini azaltır.

MS’li bir birey için özetleyecek olursak;

  • D vitamini eksikliği ile MS gelişimi arasında günümüzde tam olarak aydınlığa kavuşmamış bir ilişki vardır. Çeşitli çalışmalar D vitamininin, merkezi siniri sisteminde bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi olduğunu göstermektedir. Özgül olarak MS’te D vitamininin olumlu etkileri gösterilmiştir. Yine de D vitamininin MS’in tedavisi amacıyla kullanılmaktan uzak olduğu belirtilmedir.
  • MS’li kişiler çeşitli nedenlerle daha az aktiftir. Bu, kemik kaybına ve kırıklara neden olur. Osteoporoz ve kemik kırıkları MS’lilerden MS’i olmayanlara göre 2-3 kat daha fazladır.
  • MS kadınlarda 2-3 kat daha fazla görülen bir hastalıktır. Kadınlarda osteoporoz daha sık görülür. Özellikle menapozdan sonra ciddi bir risk oluşturur.
  • MS’liler atak döneminin vazgeçilmez ilacı olan kortikosteroidlere (kortizon) sıklıkla maruz kalırlar. Söz edildiği gibi kortikosteroidler hem D vitamini eksikliğine hem de bundan kaynaklanan sonuçlara (osteoporoz, kırıklar, vb) neden olurlar.
  • MS’li bir kişi güneşe daha az maruz kalabilir. Bunun nedeni; yaşanan yerin hava koşulları, fiziksel engelliliğe bağlı güneşli ortama ulaşamama olabilir. Hangi nedene bağlı olursa olsun MS’liler %40’a varan oranlarda güneşe daha az maruz kalırlar. Bu da D vitamini eksikliği ile sonuçlanır.

D Vitamini Eksikliğinin Sonuçları:

  • Kanda kalsiyum düzeyinin düşüklüğü (Hipokalsemi)
  • Kanda fosfor düzeyinin düşüklüğü (Hipofosfatemi)
  • Çocukluklarda kemiklerin yumuşaması ve eğrilmesi (Raşitizm)
  • Erişkinlerde kemiklerin yumuşaması ve kas güçsüzlüğü (Osteomalazi)
  • Kemik kütlesinin azalması ve kemik kırılganlığının artışı (Osteoporoz)

D Vitamini Eksikliğinin Tanısı

D vitamini eksikliği ve yetersizliği tanısı kanda bakılan D vitamini (25OHD) düzeyleri ile konabilir.

  • 30 ng/ml üzeri normal
  • 20-30 ng/ml arası D vitamini yetersizliği
  • 20 ng/ml altı D vitamini eksikliği olarak tanımlanır

D Vitamini Düzeyi Kimlerde Bakılmalı?

D vitamini düzeyi tayini pahalıdır, herkeste rutin olarak ölçülmemelidir.

MS hastalarının tamamında D vitamini düzeyine rutin olarak bakılmalıdır. Bunun dışında; aşağıdaki özelliklere sahip MS hastalarında D vitamini düzeyine bakılması ayrı bir önem taşır. Bu nedenle düzenli olarak bakılmalıdır:

  • Yatağa ve eve bağımlı kişilerde
  • Bakım evlerinde kalanlarda
  • D vitamini eksikliği ve yetersizliğine yol açabilecek başka bir hastalığı olanlarda
  • Osteoporozu olanlarda
  • Hafif travmayla kırık öyküsü olanlarda (örneğin ayakta dururken düşenlerde)
  • Kan kalsiyumu düşük (Hipokalsemisi) olanlarda
  • Kan fosforu düşük (Hipofosfatemisi) olanlarda
  • D vitamini metabolizmasını etkileyecek ilaçları kullananlarda

Ne Kadar D Vitamini Yeterlidir?

D vitamini takviyesiyle ilgili kuşkuya yer bırakmayan bilgi, güneşe daha az maruz kalınan bölgelerde D vitamininin alınması gereğidir. Örneğin; kuzey ülkeleri, yılın önemli bir bölümünü yağışlı (dolayısıyla güneşsiz) geçiren ülkeler, ülkemizde de benzer özelliklere sahip kentler bu kategoride yer alır. Normal D vitamini düzeylerine sahip olmak için günlük alınması gereken D vitamini miktarı deri rengi, güneş maruziyeti, diyet alışkanlıkları ve altta yatan diğer tıbbi sorunların olup olmamasına göre değişir. Deride yeterli D vitamini oluşumu için, haftada en az 2 kez, yüz, kollar, bacaklar ve sırtın güneş koruyucu sürülmeden gün ışığına maruz bırakılması D vitamini sentezi için yeterli olmaktadır. Sisli havaların sık olduğu bölgeler, fabrika dumanları veya araba egzozları ile aşırı kirlenen havanın solunduğu alanlar, kapalı giyim tarzı tercihleri yeterli D vitamini oluşumunu engeller.

Ülkemizdeki preparatlar, sadece D vitamini şeklinde, kalsiyumla birlikte ya da multivitaminler şeklindedir. D vitamini damla, şurup, draje, kapsül, çiğneme tableti, efervesan tablet ve ampül şeklinde piyasada bulunmaktadır.

Genel olarak, erişkinlerde normal D vitamini düzeylerini sağlamak için gereken D vitamini dozu 400- 800 uluslararası ünite (IU)’dir. Bu miktarda D vitamini içeren bir takviyenin alınması yeterli olacaktır. Bebekler ve çocuklar için verilen multivitaminlerin çoğuna da D vitamini eklenmektedir. Ülkemizde bebekler için sadece D vitamini içeren damlalar bulunmaktadır.

MS’te alınması gereken D vitamini miktarına ilişkin bir ortak görüş yoktur. Daha az güneşin olduğu ülkelerde günde 800 IU alınması önerilir. Hatta bundan daha çok alınması gerektiğini öne süren görüşler de vardır. Örneğin; D vitamini eksikliği olmayan MS’li bireylerde bile günde 2000 IU D vitamini alınması gerektiği, hatta bunun 4000 IU’ye kadar çıkartılabileceği bildirilmiştir. Üstelik bu kadar kullanıma karşın, birazdan sözünü edeceğimiz D vitaminine bağlı zehirlenmenin de görülmediği kaydedilmiştir.

Sonuç olarak; günde 2000-4000 IU arası D vitamini ciddi bir yan etki olmadan alınabilir gibi görünmektedir. Ancak bu dozda kullanırken aralıklı olarak D vitamini düzeyinin kontrol edilmesi gereği unutulmamalıdır. Ayrıca 2000 IU/gün dozunda kullanırken hemen herkeste bulantı ortaya çıkabileceği, bunun önlenmesi için alınan dozun gün içinde ikiye bölünmesinde yarar olduğu akılda tutulmalıdır. D vitamininin haftada bir, iki haftada bir ve ayda bir kullanımları da vardır. Sizin için en uygun D vitamini takviyesi yöntemini hekiminizle birlikte saptayabilirsiniz.

D vitamini eksikliğinin tedavisinde günlük kalsiyum alımının da yeterli olması gerekir.

  • 31-50 yaş arası erişkinlerde: 1000 mg kalsiyum
  • 51 yaş üstü erişkinlerde 1200 mg kalsiyum alınmalıdır.

Kalsiyum gıdalarla alınabileceği gibi D vitaminiyle kombine formülasyonlarla da alınabilir.

Güneşten Hem Yararlanalım Hem de Korunalım

Güneşin tepede olduğu saatler D vitaminin vücudumuzda oluşumu açısından çok önemli bir yere sahipken, aynı saatlerde güneşe maruz kalmak bir yandan da deride yaralanmalara ve deri kanserine neden olabilir. Bu durum güneşten yararlanma ile ilgili olarak kafa karıştırıcı gibi görünse de güneşin yararlı etkilerinden yararlanırken zararlarından korunma dengesi sağlanabilir. Yaz aylarında 10-15 dakika süreyle güneşlenmek (Saat 11:00 ile 15:00 arasında) 400 IU D vitamini üretimi için yeterlidir. Bu nedenle, bu saatlerde 15 dakika güneşlendikten sonra güneşten koruyucu krem sürüp günün diğer saatlerini bu şekilde geçirmek iyi bir çözüm olabilir.

Yan Etkiler

D vitaminin gereğinden fazla alınması D vitamini zehirlenmesi denilen bir tablo yaratır. Bu durumda kan kalsiyumu yükselir (hiperkalsemi) ve buna bağlı sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Bu durumu önlemek için ilaç prospektüsleri dikkatli okunmalı, D vitamini içeren birkaç ilaç bir arada alınmamalıdır. (Örneğin multivitaminler ve D vitamini preparatları bir arada alınmamalıdır).

D vitaminin çok alınması durumunda şunlar görülebilir:

  • Yumuşak dokularda (kalp, akciğer) kalsiyum birikimi ve buna bağlı işlev bozukluğu
  • Böbrek taşı
  • Kusma
  • Kas güçsüzlüğü

Aslında, D vitaminin hem eksikliği hem de fazlalığı MS’te kas güçsüzlüğüne neden olabilmektedir. Ayrıca, D vitamini düzeyinden bağımsız olarak MS kas güçsüzlüğü yapabilen bir hastalıktır. Yani kimi zaman, MS’te bir sorunun kaynağının ne olduğunu anlamak çok güç olabilir.

Sonuç olarak; MS’te D vitamini giderek artan bir önem taşımaktadır. D vitamini takviyesi MS’i ortadan kaldıran bir özelliğe sahip olmasa da kimi sorunları giderme potansiyeline sahiptir. MS’li bir bireyin D vitamini düzeyini ölçtürmesi, doktorunun dikkatini bu yöne çekmesi büyük öneme sahiptir. D vitaminin dışarıdan ilaç olarak alınmasından daha önemlisi kolayca ulaşılabilecek yiyeceklerden ve dünyamızın yaşam kaynağı güneşten elde edilmesidir.

Bol güneşli, ama “serin” günler dileriz…!