Araştırmalar

YÜRÜME VE DENGE

Multipl skleroz (MS) tanısı olan birçok kişi yürüme zorluğu yaşayabilir. Yürüme zorluğu, özellikle yürümenin şekline göre tanımlanır (örneğin “dengesiz yürüyüş”). MS hastaları tanı aldıktan sonra uygun bir biçimde tedavi edilmemeleri ya da tedaviye yanıt vermemeleri halinde yaklaşık 15 yıl içinde yürümek için desteğe ihtiyaç duyabilirler.

Toplum içinde düşme ya da yürüyüş bozukluğunun fark edilmesi ile ilgili endişeler, çeşitli sorunlara neden olabilir, hatta bazen sosyal izolasyona (dışarı çıkmayı ve toplum içine karışmayı istememe) neden olur.

MS’te yürüyüş problemlerinin anlaşılması zordur. Bu durum, yürüyüş problemlerini irdelemeyi daha da zor hale getirir. Sorunun çözülmesinin ilk aşaması varlığının tedavi ekibiyle paylaşılmasıdır. Yürüyüş ve denge sorunlarının, umutsuzluğa kapılmadan belirtilmesi gerekir. Bir çok yürüme problemi, kas gevşetici ilaçlar, fizyoterapi, egzersiz, doğru yardımcı aletler ya da Fampyra (dalfampridine) gibi yeni geliştirilen ilaçlarla kabul edilebilir hale getirilebilir. Kimi zaman da ortadan kaldırılabilir. Yürüme sorununun tedavi edilmemesi ya da tedavi edilmeye çalışılmaması kimi sorunları beraberinde getirir: MS hastası ve yakınları strese girer, fiziksel yaralanmalar olur, daha fazla yorgunluk ortaya çıkar. Diğer insanlar anormal gövde hareketlerinin alkol ya da uyuşturucu madde alımına bağlı olduğunu düşünebilirler. Bu durum, kim zaman, yanlış anlamalara ve tatsız sürtüşmelere neden olabilir.

Yürüme Bozukluğuna Nasıl Tanı Konur?

Yürüme bozukluğunun tanınması göreceli olarak kolay olmakla birlikte “tanımlanması” her zaman o kadar kolay olmayabilir. Bir MS hastasının yürüme bozukluğunun ne/nelerden kaynaklandığını anlamak için birkaç basamaklı değerlendirme gereklidir:

1. Yürüme bozukluğunun günlük yaşamı nasıl etkilediğinin örneklerle anlatılması, günün hangi saatinde, uyanır uyanmaz mı yoksa öğleden sonra/ akşamüzeri mi ortaya çıktığı, yürüme bozukluğunu tetikleyen etmenlerin olup olmadığı, yürüme bozukluğuna eşlik eden herhangi bir sorunun olup olmadığı (idrar yapma sorunları: yapamama, kaçırma gibi, bacaklarda kasılma/ aşırı gevşeme, titreme v.b) en önemli bilgileri verir.

2. Tüm bu bilgilerin ışığında MS hekiminiz muayene bulgularınızı da ekleyerek yürüme bozukluğunun nedenine ilişkin en önemli izlenimi edinir. Bu aşamada MS hemşiresi ile hastanın yapacağı görüşme de önemli katkılarda bulunacaktır.

3. Bir sonraki aşama MS konusunda uzman bir fizyoterapistin değerlendirmesidir. Bir fizyoterapist, yürüyüşün biyomekaniğini analiz etmek için odanın içinde yürütür ya da koordinasyonu, ayakların pozisyonunu, duruşu ya da hızı gözlemlemek için koridorda yürütebilir. Sizden tıbbi geçmişinizi öğrenmek isteyebilir. Aynı zamanda, kas gücünüzü, yorgunluk düzeyinizi, hareket aralığınızı, spastisite (kaslarda sertlik) ve dengenizi ölçen testler yaptırabilir. Kimi zaman, size ait gözlemleri video kamera kullanarak kaydedebilir. Bir mat ya da sensörlü platform gibi bilgisayarlı aletler, yürüyüş ve dengeyi ölçmek için kullanılabilir. Yürüyüşün değerlendirilmesi girişimsel ya da ağrı verici değildir. 

VE KALBİM VALENS’TE KALDI

Eylül 2014’te multipl skleroz hastalarının rehabilitasyonu ile ilgili bir kursa katılmak için İsviçre’nin şirin mi şirin bir kasabası olan Valens’e gittim. Valens, İsviçre Alplerinin tepesine kurulmuş küçük bir kasaba. Ama siz sakın bakmayın öyle ufak tefek olduğuna. Bu kasaba içinde dünyanın sayılı rehabilitasyon merkezlerinden sayılan Klinik Valens’i barındırmakta.

Klinikten bahsetmeden önce Valens’i anlatmakta fayda var. Deniz seviyesinden yaklaşık 1000 m yükseklikteki dağ yamaçlarına kurulmuş olan bu kasabada her yer yeşil. Hem de yemyeşil. Tek bir toprak parçası görmek mümkün değil. Çünkü en ufak bir toprak parçasından bile çimler fışkırmakta. Bunun yanında mükemmel bir havaya sahip. Derin bir nefesle ciğerlere dolan temiz hava insana yaşadığını hissettiriyor. Harika Alp dağları manzarası da cabası.

Valens’e ilk geldiğimde Heidi geldi aklıma. Zaten Heidi çizgi filmine konu olan yerler Valens’e oldukça yakınmış. Fizyoterapistler arasında, Heidi fahri fizyoterapist olarak kabul görür desek yalan olmaz. Clara’ya gösterdiği ilgi, yaptırmış olduğu ev egzersizleriyle tekerlekli sandalyeden kurtulup yürümesini sağladığı bölümleri izleyip de duygulanmayan fizyoterapist yoktur. İşte Valens’te bulunan terapistler de hastalarına Heidi’nin saf duygularıyla yaklaşmakta.

Yüzyıllar boyunca doğal kaynak sularıyla insanlara şifa dağıtan Valens bölgesi ayrıca fizyoterapide kullanılan su içi egzersiz yöntemlerinin gelişmesine de ev sahipliği yapmıştır. Latince kökeni “değerli” anlamına gelen Valens, gerçekten de insan sağlığı için çok değerli bir yer.

Klinik Valens, 100 terapist ve 22 doktor olmak üzere toplamda 400 personeliyle insanlara şifa dağıtan gerçek bir sağlık yerleşkesi. Bu merkezde, ülkemizde yalnızca kitaplarda okumaya alışkın olduğumuz ekip anlayışının vücut bulmuş halini görmek mümkün. Klinik Valens’te muayenesini yapan doktor, hastayı ilgili terapistlere göndermekte ve terapistler de kendi değerlendirmelerini yaparak hasta için en uygun tedavi programını çizmekte. Herkesin birbirine saygı gösterdiği bu klinik, ülkemizdeki örneklerinin aksine çalışanlarına da ruh ve akıl sağlığı açısından fayda sağlamakta. Baş fizyoterapistin 35 yıldır bu klinikte çalışıyor olması bunun en güzel örneği sayılmaz mı sizce.

Klinik Valens, uzman ve deneyimli ekibiyle başta multipl skleroz ve inme gibi nörolojik hastaların yanı sıra romatizmal hastalara da hizmet sunmaktadır. Klinikte sunulan terapi hizmetleri başta fizyoterapi olmak üzere iş-uğraşı terapisi, konuşma terapisi, rekreasyon terapisi, spor terapisi ve nöropsikolojik terapilerden oluşmakta. Uygulanan fizyoterapi yöntemleri ise egzersiz tedavisi, su içi egzersizler, elektroterapi uygulamaları, atla terapi ve manuel terapi gibi yöntemlerden oluşmakta. Hasta, kendisi için belirlenen programa göre bu hizmetlerden yararlanmakta. Ayrıca hastaların tek başına yapacağı ya da kendisi gibi diğer hastalarla birlikte yaptığı grup egzersizleri de bunun için hazırlanmış odalarda yapabilmektedir. Hastaların sosyalleşmeleri için kafeterya, restoran ve kütüphane gibi gerekli alanlar da unutulmamış. Egzersiz ya da sosyal etkinlikler dışında kalan zamanlarda hastaların gerekli bakımları da hemşireler tarafından sağlanmaktadır.

Oldukça geniş bir arazi üzerine kurulmuş olan klinikte her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Örneğin, ev işlerinde zorlanan bir hasta iş-uğraşı terapistiyle birlikte mutfak etkinlikleri odasında çalışma imkânı bulmakta. Bunun gibi günlük hayatta bir insanın ihtiyacı olan her şeyi tecrübe edebileceği aklınıza gelen her şey düşünülmüş. Banyo yapmadan yatak toplamaya, ütü yapmadan yemek yemeye, marangozluk işlerinden elektrik işlerine kadar hastaların ihtiyacı olan tüm etkinlikler gerekli uzmanlar eşliğinde çalışılabilmekte. Rehabilitasyon alanındaki son teknolojik ürünler de klinik bünyesinde yer almakta. En çarpıcı örnekleri arasında yürümeye yardımcı robot tedavisi, kol hareketlerini çalıştıran          robotlar ve araba kullanma simülatörü bulunmakta.

Atla uygulanan terapide hastalar fizyoterapist eşliğinde Valens’in muhteşem doğasında hem eğlenip hem de tedavi olmaktalar. Hiç aklınıza tekerlekli sandalyeyle dağ tırmanışı yapmak gelir mi? Bu Valens’te mümkün. Küçük çocukları gözünüzde canlandırın, yürümeden önce tırmanırlar. İşte buradaki mantık da bu. Yürüyebilmek için tırman! Klinikte bulunan tırmanma parkurunda gerekli tüm önlemler alınmış. Hastalar tekerlekli sandalye seviyesinde bile olsa fizyoterapist eşliğinde bu aktiviteyi gerçekleştirme imkanına sahip oluyor.Yüzyıllardır şifa dağıtan bu bölgenin suları Klinik Valens’te hala bu görevlerini icra etmekteler. Hijyen ve içerik denetiminden, hastaların havuza alınabilmesi için gerekli kaldırma sistemlerine kadar tüm özelliklere sahip bu havuzlarda hastalar fizyoterapistlerle çalışmaktalar. Ülkemizdeki kaplıca anlayışının aksine burada havuz demek hareket demek. Suyun tüm şifalı özellikleri ile fizyoterapistlerin maharetli elleri birleşince ortaya gerçek bir sihir çıkıyor. Ayrıca multipl skleroz hastaları için daha ılık suya sahip havuz da bulunmakta.Klinik Valens, hastalara sağladığı yararı kendi içinde saklamıyor tüm bu bilgi, birikim ve deneyimlerini paylaşmak için çeşitli etkinliklerde de bulunuyor. Pek çok rehabilitasyonla ilgili teknolojik aletlerin geliştirilmesi için mühendislere yardımcı olurken daha iyi tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi için yaptıkları bilimsel çalışmaları da yayın haline getirip tüm dünyadaki sağlık profesyonellerine ulaştırıyorlar. Ayrıca benim katıldığım kurs gibi pek çok kurs düzenleyip katılımcıların bilgilerinin yanında ufuklarını da genişletiyorlar. 

İzmir’den dört beş saatte ulaşılabilen bu merkez, ülkemizdeki hastalar ve sağlık çalışanları için ulaşılmaz bir hayal mi? Bana sorarsanız değil. Türkiye sağlık alanında kendini kanıtlamış bir ülke. Her ne kadar önündeki yasal sorun nedeniyle maruz kaldığı engellemelere karşın fizyoterapi de ülkemizde 60 yıldır olanca hızıyla kendini geliştiren bir alan. Klinik Valens’tekilerden çok daha fazla özveri ile çalışacak fizyoterapistler, hekimler tanıyorum. “Bunlar tamam da maddi sıkıntılarımız çok” dediğinizi duyar gibiyim, ama inanın yok. Şu anki sistemde o kadar çok para boşa gidiyor ki. Kaynaklar doğru hastalara doğru şekilde aktarıldığı takdirde Klinik Valens gibi pek çok merkezi ülkemizde kurmak oldukça kolay. Ancak un var, şeker var, yağ var ama helva yok. Çünkü en başta kendimize inancımız yok. Değişime kendimizden başlamalı ve hastalıkların etkilerinin en aza indirildiği huzurlu ve mutlu bir ülkede yaşayabilmek için elimizden gelenin en iyisinden fazlasını yapmalıyız.​Kalbim Valens’te kaldı, ama hayallerim benimle. Çok daha iyilerini en kısa zamanda ülkemizde göreceğime olan inancım sonsuz.

Turhan Kahraman

MULTİPL SKLEROZ HASTALARINDA REHABİLİTASYON

– SAĞLIK PROFESYONELLERİ İÇİN ÖNERİLER

Bu belgedeki öneriler multipl skleroz (MS) tedavisiyle ilgilenen doktor, hemşire, fizyoterapist ve psikolog gibi sağlık profesyonellerinin MS rehabilitasyonu hakkındaki bilgilerinin arttırılması amacıyla yazılmıştır. Rehabilitasyon hasta ve yakınlarının yanı sıra pek çok sağlık profesyonelinin dâhil olduğu kapsamlı bir süreçtir. Ancak bu yazıda ağırlıklı olarak fizyoterapi uygulamalarına değinilmiştir.

 

MS, çok değişken özelliklere sahip bir hastalıktır. Hastaların çoğunda zamanla fonksiyonel kayıplar görülür ve hastaların yetersizlik düzeyleri artar. Pek çok MS hastası rehabilitasyon hizmetlerine ulaşmakta engellerle karşılaşır. Bu engellerin başında yetersiz yönlendirme ve sigorta kapsamının yetersizliğine bağlı maddi güvence eksikliği gelmektedir. Kamu ve özel sigorta şirketleri tedavi edici sağlık hizmetlerini karşılamakta ancak fonksiyonun devam ettirilmesi ya da komplikasyonların önlenmesi gibi uygulamaları maalesef karşılamamaktadır. Örneğin, Sosyal Güvenlik Kurumu, MS hastaları için yılda yalnızca 30 seans fizyoterapi hizmetini karşılamaktadır. Ancak MS gibi kronik, progresif ve özür düzeyini arttıran hastalığa sahip bireylerde mevcut durumu koruyan ve periyodik olarak devam eden rehabilitasyon uygulamaları çok daha önemlidir. Bu uygulamalar ile hastaların genel sağlık durumları, fonksiyonları ve bağımsızlık düzeyleri korunabilir, hastaneye yatışları engellenebilir, sekonder komplikasyonlar önlenebilir ve cerrahi gerektiren durumların önüne geçilebilir. Diğer ülkelerdeki MS hastalarının fizyoterapiste yetersiz yönlendirilmesinin temelindeki hekimlerin yetersiz bilgisi ve yönlendirmenin gözden kaçması gibi durumlara, ülkemizde yasal düzenlemelerin yetersizliği de eklenmektedir. Çünkü nörologlar direkt olarak fizyoterapistlere hasta yönlendirememektedir. Son yapılan düzenleme ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanlarının yanı sıra Algoloji Yan Dal Uzmanlığı, Çocuk Nörolojisi Uzmanlığı, El Cerrahisi Yan Dal Uzmanlığı, Gelişimsel Pediatri Uzmanlığı, İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanlığı, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanlığı, Romatoloji Yan Dal Uzmanlığı, Spor Hekimliği Uzmanlığı ve Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Uzmanlığı eğitimlerinde bir aydan dört aya kadar değişen sürelerde fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlık alanında rotasyon kapsamında eğitim gören doktorlar fizyoterapistlere direkt hasta yönlendirebilmektedir. Bu 10 uzmanlık dalı içerisinde nörologlar bulunmamaktadır. Ancak, tüm dünyada fizyoterapistler en çok MS gibi nörolojik hastalığa sahip bireylerin rehabilitasyonunda görev almaktadır. Nörologların, direkt olarak fizyoterapistlere hasta yönlendirememesi MS hastalarının rehabilitasyon hizmetlerine ulaşmasını zorlaştırmakta ve geciktirmektedir.

 

MS Araştırmaları Derneği, sağlık profesyonellerinin MS hakkındaki bilgi düzeylerini arttırmayı ve rehabilitasyon hizmeti sunan merkezlerin MS hastalarına uygun hale getirilmesini amaçlamaktadır.

 

Rehabilitasyon, MS hastasını fiziksel, psikolojik, sosyal ve iş ile ilgili olarak en üst düzeye ulaştırmak ya da sahip olduğu düzeyi korumak için yapılan uygulamaların tamamı olarak tanımlanabilir. Rehabilitasyon ile fizyolojik yetersizliklerin giderilmesi ve çevrenin hastanın ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi sonucunda hastaların yaşam kalitesinde artış elde edilir. Optimal fonksiyonel düzeye ulaşılması ya da bu düzeyin korunması MS gibi ilerleyici hastalıklarda son derece önemlidir.

Dikkatli bir şekilde hastanın ihtiyaçlarına göre planlanmış rehabilitasyon programları ile hareket becerilerinde, günlük yaşam aktivitelerinin yapılabilmesinde, yaşam kalitesinde, komplikasyonların önlenmesinde, sağlık hizmetlerinin kullanımında çok ciddi oranda iyileşme elde edilebildiği yapılan çok sayıda çalışma ile kanıtlanmıştır. Bu nedenle, MS hastalığının her evresinde, rehabilitasyon vazgeçilmez bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir.

MS hastasının tedavisini yürüten doktor, MS atağı olmadığı halde hastanın fonksiyonel düzeyinde beklenmedik ya da dereceli olarak bir kötüleşme fark ederse mutlaka hastayı bir fizyoterapiste yönlendirmelidir. Ayrıca, hastanın yetersizlik düzeyi, hareket becerisinde ve güvenliğinde, bağımsızlığında ya da yaşam kalitesinde ciddi bozulmalara neden oluyorsa da hasta, fizyoterapiste yönlendirilmelidir. Nörolog dışındaki diğer sağlık ekibi üyeleri (doktor, hemşire, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist vb.) hastanın fonksiyonel durumlarında ani kötüleşme, daha önceden var olamayan yeni nörolojik bulgular ya da var olan bulgularında kötüleşme fark ederlerse hastayı MS atak şüphesi ile hastanın nöroloğuna yönlendirmelidirler.

Herhangi bir fonksiyonel kısıtlanmaya sahip hastalara ilk değerlendirme yapılmalı ve bunun sonucuna göre uygun tedavi programı çizilmelidir. Rehabilitasyon değerlendirmeleri özellikle hastalığın ilk evrelerinde yapılmalıdır. Çünkü hastaların davranış ve tutumlarındaki değişiklikler bu zamanlarda daha kolay yapılabilmektedir. MS hastalığı, motor, duysal, bilişsel ve fonksiyonel bozukluklara neden olmaktadır. Bu bozulmalar beklenmedik bir şekilde açığa çıkabilir, ilerleyici olabilir ya da dalgalanmalar şeklinde seyredebilir. MS’in bu öngörülemez gidişatı nedeniyle hastaların ara değerlendirmelere, sürekli bir takibe ve periyodik olarak fizyoterapi almasına ihtiyaç vardır.

Rehabilitasyon programının şiddeti, süresi, sıklığı ve hangi ortamda yapılması gerektiği hastanın ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Bazı zor olgularda interdisipliner bir yaklaşımın sunulduğu hastane içi tedavi yöntemleri uygunken diğer hastalarda evde ya da fizik tedavi dal merkezlerindeki rehabilitasyon hizmetleri yeterli olabilmektedir. Hastanın tedavisinden sorumlu sağlık ekibi, hasta için en uygun tedavi ortamının hangisi olduğuna birlikte karar vermelidir.

 

Mümkün olduğu durumlarda hasta, MS’te uzmanlaşmış fizyoterapist tarafından görülmelidir.

 

Araştırmalardan ve klinik deneyimlerden elde edilen veriler aşağıda sıralanmış olan bozukluklar için uygun ilaç tedavisiyle birlikte rehabilitasyon uygulamalarının gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Kas gücünde, enduransta ve eklem hareketlerinde azalma, yürüme, denge, koordinasyonda ve kas tonusunda değişiklik gibi hareket bozuklukları
Günlük yaşam aktivitelerinde yetersizlik
Yorgunluk
Ağrı
Yutma ve konuşma bozuklukları
Mesane ve bağırsak sorunları
İletişim becerilerinde azalma
Azalmış yaşam kalitesi (sıklıkla işe gidememe, sosyal aktivitelere katılamama ya da rollerini gerçekleştirememe gibi nedenlerde ortaya çıkmaktadır)
Depresyon gibi psikolojik bozukluklar
Bilişsel bozukluklular

Uygun değerlendirme ve sonuç ölçüm yöntemleri belirli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Böylece tedavi hedefleri belirlenebilir ya da değiştirilebilir, gerekli tedavi değişiklikleri yapılabilir ve tedavi etkinliği değerlendirilebilir.

Özel rehabilitasyon uygulamaları ile MS nedeniyle oluşan kontraktür, kullanmamaya bağlı atrofi, bası yaraları, düşme riskinde artış, bağımsızlık düzeyinde azalma gibi komplikasyonlar azaltılabilir ya da önlenebilir.

Dalgalanma ve progresyonla seyreden bir hastalık olan MS’te fonksiyonun sağlanması, hastanın katılımının en iyi düzeye getirilmesi ve yaşam kalitesinin arttırılması en temel tedavi hedeflerinin başında gelir.

Tekerlekli sandalye, pozisyonlama cihazları (ortez vb.) ve yürüme yardımcıları (koltuk değneği, baston vb.) gibi araçlar fizyoterapist tarafından değerlendirilir ve hastanın ihtiyaçlarına uygun olan değişiklikler yapılır. Gerekli durumlarda hastanın ev ve iş yeri gibi alanlarda da çevre düzenlemelerine ihtiyaç duyulabilir. Örneğin tekerlekli sandalye kullanan bir hastanın evindeki kapı eşiklerine eğimli tahtalar yerleştirebilir ve koltuklar sandalyenin geçebileceği genişlikte pozisyonlanabilir.

Özellikle hastayı fizyoterapiste yönlendiren doktor ile fizyoterapist düzenli ve sistematik şekilde iletişim halinde olmalıdır. Uzun süre hastayla birebir temas halinde olan fizyoterapistler hastalarını sürekli takip etmeli, muhtemel atak durumlarında nöroloğuna yönlendirmeli ya da kendi alanları dışındaki bozukluklarda (depresyon, yeme bozukluğu, konuşma bozukluğu vb.) ilgili sağlık profesyonellerine hastayı yönlendirmelidir. Böylece uygulanan hizmetlerin kapsamı ve kalitesi artar. 

 

MULTİPL SKLEROZ (MS) VE FİZYOTERAPİ

MS hastalarının tedavisiyle ilgilenen fizyoterapistler, hastaların fiziksel sorunlarını değerlendirerek bu sorunların çözümüne yönelik uygun tedavi programını planlar ve uygular. Temel olarak hareket sistemi sorunlarının tedavisiyle ilgilenen fizyoterapistler, tedavide en çok egzersiz yöntemlerini kullanırlar.

Fizyoterapinin Faydaları

Özellikle günlük yaşam aktiviteleri, hareket becerileri ve kendi kendini idare etme becerisinde azalma olan MS hastaları fizyoterapiste ihtiyaç duyar. MS şiddetiniz ne olursa olsun fizyoterapiden fayda görebilirsiniz. Ancak özellikle fiziksel bozukluklarınız ilerlemeye başladığında ya da atak geçirdikten sonra fizyoterapi oldukça faydalıdır.

Hali hazırda yaptığınız spor ya da egzersizler varsa ve siz bunları yapmakta zorlanmaya başladıysanız, fizyoterapist bu aktiviteleri durumunuza uygun hale getirecek önerilerde bulunabilir. Ayrıca fizyoterapistler, kol ve bacaklarınızdaki güçsüzlükler, denge kaybınız, düzgün duruş bozukluğunuz ve yorgunluk gibi şikayetlerinizin tedavisinde de etkin rol oynar. İdrar sorunlarınızın, ağrı, titreme, kas spazmı ya da kasılmalarınızın tedavisinde de fizyoterapistler size yardımcı olur.

 

Fizyoterapi Hizmetine Ulaşma

Size en yakın fizyoterapisti öğrenmek için takibinizi yapan nöroloğa danışabilirsiniz. Ayrıca hastanelerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümlerine ya da Fizik Tedavi Dal Merkezlerine başvurarak fizyoterapi hizmetinden yararlanabilirsiniz. Bunun yanı sıra atak tedaviniz sırasında tedavi gördüğünüz hastanede fizyoterapist varsa bu dönemde de fizyoterapi görebilirsiniz.

Fizyoterapistler, size veya yakınlarına evde yapmanız gereken egzersizleri de öğretirler.